Yarasa Kozası

0
4280

Yarasalar aktif olarak uçabilen tek memelidir. Tüm memeli türlerinin % 22’sini temsil ederler ve Antarktika hariç tüm kıtalarda dağıtılırlar. Ancak, onlar bilinmeyen hayvanlar olduğu için onlar hakkında büyük önyargılar var. Bu büyüleyici hayvanlar hakkında daha fazla bilgi edinin, ekolojik önemlerini ve korumasının neden hayati olduğunu anlamalısınız.Pek bilinmeyen çeşitli söylentilere sebep olan yarasa kozasıyla anılan canlı türüdür.

Görünümüne rağmen, yarasalar fareler gibi kemirgenler değil, iki alt şubeye ve yaklaşık 1.240 türle Chiroptera canlı sınıfına aittir:

  • Megachiroptera (uçan tilkiler): Bir tilki gibi bir yüze sahipler ve sadece bir tür ( Rousettus aegyptiacusekolokasyona    (ultrasonik sesler nedeniyle ortam bilgisi) sahiptir. En büyüğü ise 1.5 m. Kanatlı devasa altın taçlı uçan tilki ( Acerodon jubatus ).
  • Microchiroptera:  daha küçükler ve hepsi ekokokasyonukullanırlar . En küçük olanı ( Craseonycteris thonglongyai )  3,3 cm’ye kadar ölçer. Dünyanın en küçük memeli rekorunu elinde tutuyor.

Megachiroptera (solda) ve mikrochiroptera (sağda). Kulakların ve gözlerin gelişimindeki farka dikkat edin.

Yarasa Kozası

Bazı yarasa türleri, yaz ve sonbahar sonlarında daha sıcak iklimlere göç ederken, diğer yarasalar, kış uykusuna girer (bazen evlerde veya barınaklarda) korunan yerlerde barınak arar. New Hampshire’dan bilinen sekiz yarasa arasında, beşinin hazırda bekletildiği biliniyor. Bunlar küçük kahverengi yarasa ( Myotis lucifugus ), keskin yarasa ( Myotis septentrionalis ), küçük ayaklı yarasa ( Myotis leibii ), büyük kahverengi yarasa ( Eptesicus fuscus ) ve doğudaki pipistrelle ( Pipistrellus subflavus ).

Hazırda bekleme sırasında bir yarasanın vücut ısısı düşer ve kalp ve solunum hızı büyük ölçüde azalır. Hazırda bekleme sırasında kalp atış hızı, dakikada 20 kez, hatta uyandırılmış, fakat dinlenme durumunda dakikada yaklaşık 600 vuruş ve uçuş sırasında dakikada 1.300 atış hızına sahip olabilir.Yarasalar, yaz sonu ve erken sonbaharda depolanan yağ rezervlerini  hazırda bekletirler. Yarasalar kış mevsiminde sıcak olmayan dönemlerde kış uykusundan periyodik olarak etkilenebilirler. Uyarılar ayrıca ışığa, seslere ve fiziksel temaslara maruz kalmanın yol açtığı insani rahatsızlıklardan da kaynaklanabilir. Kışın bu süre zarfında beslenemediğinden ve hayatta kalmaları için sınırlı bir yağ kaynağına bağlı olduğundan, kış mevsiminde hazırda bekleme halindeyken rahatsız edilme durumlarında ölümle sonuçlanabilir. Peki yarasalar bu süre zarfınca yarasa kozası denilen yarasa yuvasına sahipler midir? Peki Yanıtlayalım:

Çok sayıda çalışma kış uykusunda uyurken veya avlanıp yaşadıkları mekanlara dönen yarasaların herhangi bir koza yapamadıklarını ve bahsi geçen koza içerisinde yaşamlarını sürdürmedikleri bilinmektedir. Yuva veya koza biçimindeki yapı kuşlara özeldir ve yavrularını kendi yaptıkları yuvada büyütürler. Yarasalar doğuran memeli oldukları için doğrudan yavru, anatomik ve fizyolojik olarak ebeveynin minyatürü olduğu için herhangi bir şekilde kuşlardaki gibi yuva bakımı gerektiren bir durum söz konusu değildir. Onlarca yabancı ve yerli kaynağı araştırmamız sonucu yarasa kozası veya yarasa yuvası halk efsanesinin bilimsel olarak gerçek herhangi bir kanıtına veya izine rastlanmamıştır.